1 Ağustos 2007 Çarşamba

3. MURABBA, ŞARKI VE HALK ŞİİRİ NAZIM ŞEKİLLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ

Değişik araştırmacılar, şarkı nazım şeklinin ortaya çıkışında halk şiirinde kullanılan bazı nazım şekillerinin etkisi olduğu görüşündedirler. Bu görüş, daha çok dîvân şiirinde kullanılmakta olan murabba nazım şeklinin, halk şiirinin değişik şekillerinin etkisiyle şarkı şekline dönüştüğü biçiminde ortaya çıkmaktadır.

Halk şiiri ile murabba ve şarkı nazım şekli arasındaki ilişkiye değinen görüşleri, kısaca inceleyeceğiz.

Murabbaı etkileyerek şarkı şeklinin ortaya çıkmasını sağlayan halk şiiri nazım şekilleri arasında özellikle koşma ve türkü çokça zikredilmektedir.[1] Şarkı nazım şekli, halk edebiyatındaki besteli türlerin dîvân edebiyatındaki aksidir.[2] Şarkı şekli ile halk şiirine ait bu besteli şekillerin en önemli benzerlikleri besteli olmaları ve kafiye örgülerinin birbirlerine çokça benzemesidir. Şarkı nazım şeklinin ortaya çıkmasına yol açan halk şiiri nazım şekilleri arasına aruzun belli kalıplarıyla murabba şeklinde yazılan ve özel ezgilerle okunan dîvân, selis, semai ve kalenderîlerin dahil edilmesi de mümkündür. [3]Klâsik şiirdeki murabba nazım şekli, şarkı adını alarak ortaya çıktığında; halk şiiri nazım şekillerinden koşmalar ve dörtlüklerle söylenen türküler arasında vezin ve bestenin dışında fazlaca bir fark kalmamıştır. [4]

Menzel şarkının edebî hüviyet kazanmış türkü olduğunu söylüyor. Yani belli sanat kurallarına göre ve aruzun belli kalıplarına uygun olarak yazıldığını belirtiyor. Ancak Menzel de, dönüşüm geçiren nazım şeklinin aslında murabba olduğunu söylüyor.[5] XIV ve XV. asırlardan başlayarak murabbalar, şairler tarafından dörtlüklerle terennüm edilen nakaratlı halk şiirlerindeki âhenge benzer bir âhenkle söylenmeye başlanmıştır. [6]Halk türküsü ile şarkı arasında, ozanların halefi olan âşıklarla, türküleri zikir refakatinde kullanabilen tekke şairlerinin bulunduğu varsayımı da bu görüşler arasındadır.[7] Halk şiirinin etkisiyle ortaya çıkmış olmasına rağmen, daha sonraki dönemlerde bazı halk şairlerinin dîvânlarında şarkı nazım şekline rastlanması ilgi çekici bulunmaktadır.[8]



[1] MENZEL, Th.: Şarkı Maddesi, İslâm Ansiklopedisi, c. XI, s.346; İLAYDIN, Hikmet: a.g.e., s.96; DİLÇİN, Cem: “Şarkı” maddesi, Türk Ansiklopedisi, c.XXX, s.213; BANARLI, Nihad Sami: Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Millî Eğitim Basımevi, İstanbul, 1971, s.204.

[2] İLAYDIN, Hikmet: a.g.e., s.96.

[3] DİLÇİN, Cem: “Şarkı” maddesi, Türk Ansiklopedisi, c.XXX, s.213.

[4] BANARLI, Nihad Sami: a.g.e., s.204.

[5] MENZEL, Th.: “Şarkı” maddesi, İslâm Ansiklopedisi, c.XI, s.346.

[6] BANARLI, Nihad Sami: Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Millî Eğitim Basımevi, İstanbul, 1971., s.204.

[7] MENZEL, Th.: “Şarkı” maddesi, İslâm Ansiklopedisi, c.XI, s.346.

[8] MENZEL, Th: a.e, 346.

Hiç yorum yok: